Kayseri/Develi Yaz Gezisi

2 Ağustos günü saat 14:00-14:30 sularında çantalamamızı yapıp helalliklerimizi alıp yola çıktık. Sonuçta, gidip de dönememek vardı… 

Zaten okuldan çıkar çıkmaz işin ciddiyeti daha da belli olmuştu. Beş kişi onlarca çantayla, İTÜMAK-BÜMAK ortak yaz ekspedisyonuna gidiyorduk. Herkesin gözünde bunu cidden yapıyor muyuz bakışı… Esenler’e akşam 7 sularında varınca bari yola çıkmadan yemek yiyelim dedik, malum 12 saatlik yol. Tabii bu arada ufaktan problemlerimiz olmadı da değil. Beş kişi nerdeyse bagajın yarısını kaplayacak kadar çanta getirince Özdeveli bizi hiç de tatlı karşılamadı. Bu andan sonra da tüm gezinin nasıl gideceği inceden belli olmaya başlamıştı. Kebapçıda gezinin ilk mottosunu duyduk: “Biri et yemiyor, öteki hiç yemiyor!” Çalışanlar benim tok, Aybüke'nin ise vejetaryen olmasını kendi aralarında böyle özetlemeyi uygun görmüşler. Kebapçıyı da dayak yemeden atlattıktan sonra otobüste yerlerimizi aldık. Otobüs kalkacak diye beklerken önden sesler gelmeye başladı. Otobüsün direksiyonu mu bozulmuştu? Tabii “Olur mu öyle şey kardeşim? Başka arabanız yok mu?” diyen amcamız da muavinlerden cevabını alıp yerine oturtuldu ve yola çıkıldı. Sabah 9 gibi Emirhan'ın da ekibe katılmasıyla biraz olsun rahatladık (yalan! Hiçbir farklılık olmadı). Kahvaltımızı yapıp alışverişi hallettik (bu arada, eklemeden geçmek olmaz, kete diye bir gerçek var ki, unun içine un koyuyorsunuz ve yiyecek oluyor, herkese tavsiye edilir).

Yazının devamı için tıklayınız: Heeyoo.