Develi/Kayseri, Yaz Gezisi

“Gelin ata binmiş, ya nasip demiş.”
- Anadolu yöresi deyişi

Devlet babanın Munzur’a çıkışları yasaklaması üzerine yeni bir araştırma bölgesi belirlenmesine karar verildi. Hızlı bir organizasyonla Antalya, Elmalı bölgesi üzerine karar kılındı amma velakin bölgenin pek de potansiyeli olmadığı bilgisi üzerine Kayseri, Develi bölgesine yönelindi. Mor dağların kaçağı Emirhan’ın on beş yıllık Kayseri geçmişi göz önünde bulundurularak ulaşım işlerini ayarlama görevi kendisine verildi, sağolsun bizi mahcup etmedi.

- Bak çok eşyamız var emin misin, sığacaz mı tek arabaya?
- Adam sığarız diyor.
- Oralar kayalık, yol falan bozuktur. Sen sor bir daha emin mi çıkabilecek mi yukarı kadar?
- Adam ben çok çıktım o yolları, gideriz sorun olmaz diyor.
- Peki.

16 Ağustos sabahı Nurkan’ın memleketi Develi’ye varıp, bazılarımızın yörenin meşhur cıvıklısını tatmasının ardından eşyaları araca yükledik (sığdırdık). Gezi süresince uğruna savaşlar çıkan, nasıl korunması gerektiği günlerce tartışma konusu olan sucuklar alındı (Kumsal’ın ulaşamayacağı serin bir yerde saklayınız). Tabii ki sorunsuz bir ulaşım hayali gerçeğe dönüşmedi ve şoför arkadaş yolun ortasında “Buraya kadar anlaştık, buradan sonrasına araba zaten gitmez ki.” dedi. Neyse ki Uğur’un ketum tutumu faydasını gösterdi de söylene söylene de olsa kamp yerine (Çayırgölü mevkii) kadar eşyaları çıkarttı ve Cengiz abi işte böyle bir pazar günü hayatımıza dahil oldu…

Yazının devamı için: Heeyoo.