Çukurpınar Düdeni, -824 Metre

'...Pazar günü (mağaradaki 5. Günümüzdü) tam sucuklu makarna yaparken ve 20. Kere Cenk'in Inter-Rail anılarını dinlerken 'heyyoo!!' diye bir ses duyduk. Bu gelenler yüzlerce metre ileriden sucuğun kokusunu alarak gelen Kambiz ve Alptekin idi. Onları görmek inanılmaz bir moral kaynağı oldu bizim için. Kambiz beraberinde tulum peyniri, tereyağ ve hatta elma ve sarmısak dahi getirmişti. Ne güzel, keşke ekmek de getirselerdi, zira tam 5 çeşit peynirimiz vardı, ama hızlı tüketim sonucu tüm ekmekler bitmişti. Varsın olmasın biz de 4 kişilik hazır çorbayı bol su ile pişirerek 12 kişilik yaptık, bol bol içtik.

Aynı gece tam yatmaya hazırlanıyorduk ki bir 'heyyoo!!' daha duyduk. Önce kimse kulaklarına inanamadı, akan suyun sesi bizi o kadar yanıltıyordu ve sürekli olarak insan sesleri duymamıza neden oluyordu ki... Fakat bu sefer sesler gerçekti, gelen Evren'di. Önce onu yalnız görünce korktuk, daha sonra mağaranın bittiğini ve diğerlerinin de arkada olduğunu söyleyince tüm kamp karıştı. Bir yandan birbirimize sarılıyor, bir yandan bağırışıyorduk. Tüm kelimeler o anda duyduklarımı tarif etmekte yetersiz kalıyor. Sevincin, yorgunluğun, heyecanın, gururun ve dostluğun birleşerek yarattıkları yepyeni bir duygu. Derhal giyinip Bülent'e ve Süha'ya yardıma gittik. Dört çanta ile yola çıkan Bülent, Almancı işçiler gibi altı çanta ile dönme yolundaydı. Çantalarda çanta idi hani! Kavga dövüş tüm çantaları kampa getirdik. O kadar sevinç arasında Bülent'e 'Doğru dürüst her yere baktınız değil mi? Sakın atladığınız bir yan kol olmasın!' diye sorduğumu hatırlıyorum. Neyse ki her yere bakmışlar. O gece ilk kez sekiz kişi hep beraber Tunalı Kampı'nda yattık.'

Ali Ekin, Çukurpınar Düdeni -824 metre Tunalı Kampı