Cinlikuyu

18 Şubat sabahı erkenden yola çıktık. Çok kalabalık değildik, yükümüz iki geceli kamplara göre nispeten daha azdı ve Nim Nim ile Eda'nın üstün liderlik skill’leri her şeyi kontrol altında tutuyordu. Bu yüzden hazırlık aşamasında çok vakit kaybetmeden Cinlikuyu'ya doğru yola koyulduk. İnsanlar bir süre uyuyup uyandıktan sonra, şoför dayının muhabbetinden anladık ki adam BÜMAK’ın soyunu sopunu biliyormuş, adeta Yamanlar onun eline doğmuş falan. Kısa süren yolun sonunda kamp alanına vardık. Hava nefisti ama yerler karla kaplıydı, bu da çadırı shéqiL olmayan kimilerimiz yine mescide kamp atacak demekti. Hızla malzeme çadırı kuruldu, Taha hocam bir koşu ateşi tanrılardan çalıp bize getirdi, döşeme ekibi kuşandı ve ilk shift yola çıktı. Bu shifte, parti öncesi muhtemelen hazır yakınken mağaraya da girelim demiş olan efsanevi Ahmet Şener, geğiriklerine sonsuz saygı duyduğum harika karısı Merve Mergen, önceden fazla tanımadığımdan sıfat bulmakta zorlandığım Aydın ve sıfatların yetersiz kaldığı Yaman da katıldı.

Yazının devamı için tıklayınız: Heeyoo.